Allah Celle Celaluhu, Adem Aleyhisselam’dan bugüne kadar her ümmet için “kurban” ibadetini emrettiğini bildirmektedir:

“Her topluluk için bir mensek (kurban görevi) yaptık ki kendilerine rızık olarak verdiğimiz en’am (koyun, keçi, sığır ve deve) cinsinden hayvanları Allah’ın adını anarak kessinler. Hepinizin tanrısı bir tek tanrıdır, ona teslim olun. Alçak gönüllülere müjde ver.”
Hac Suresi 34. ayet.

Rabbimiz “kurban” olarak kesilebilen “en’am” cinsi hayvanların hangileri olduğunu da En’am Suresi’nde açıklamıştır:

“Kimi en’am yük taşımak, kimi de binmek içindir.  Allah’ın size azık olarak verdiklerini yiyin. Şeytanın izinden gitmeyin. O sizin açık düşmanınızdır.
Sekiz eş; koyundan iki, keçiden iki. De ki: “Allah iki erkeği mi, iki dişiyi mi, yoksa dişilerin dölyataklarındaki yavruları mı haram kıldı? Eğer doğru kimselerseniz bilerek söyleyin.”
Deveden iki, sığırdan iki. De ki: “İki erkeği mi, iki dişiyi mi, yoksa dişilerin dölyataklarındaki yavruları mı haram kıldı? Allah böyle buyururken yanın da mıydınız?” İnsanları bilgisizlikleri sebebiyle saptırmak için Allah’a iftira edenden daha zalimi kim olabilir? Allah zalimler takımını yola getirmez.”
En’am Suresi 142-144. ayetler

Bu bilgiyle Hac Suresi’nin 34. Ayetini bir kez daha okuyarak devamı ayetlere de bakalım:

“Her topluluk için bir mensek (kurban görevi) yaptık ki kendilerine rızık olarak verdiğimiz en’am (koyun, keçi, sığır ve deve) cinsinden hayvanları Allah’ın adını anarak kessinler. Hepinizin tanrısı bir tek tanrıdır, ona teslim olun. Alçak gönüllülere müjde ver.”

“Onlar Allah anılınca yürekleri titreyen, başlarına gelenlere sabreden, namazı kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan hayra harcayan kimselerdir.”
Hac Suresi 34-35. ayetler

Bu ibadetin diğer ümmetler gibi bize de yüklendiğini yine Rabbimizden öğrenelim:

“Sizin için de bedence gelişmiş hayvanları Allah’a kulluğun simgelerinden yaptık. Onlarda sizin için hayır vardır. Sıra sıra dururlarken üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları yere yapıştığı zaman onlardan hem siz yiyin, kendi halinden memnun olana da isteyene de yedirin. Onları bu şekilde sizin hizmetinize verdik, belki şükredersiniz.”
Hac Suresi 36. ayet

Gösterişe son derece açık olan ve bu yönüyle de bir imtihan vesilesi olan kurban ibadetini sadece Allah rızası için yapmak, O’na kulluğun bir simgesi olan bu ibadeti başkalarının rızası, gönlü, takdiri için veya gösteriş olsun diye yapmaktan kaçınmak, bizim takvamızın gereğidir. Çünkü;

“Onların ne etleri, ne de kanları Allah’a ulaşır, O’na ulaşacak olan sizin takvanızdır. Onları bu şekilde sizin hizmetinize verdik ki, Allah’ın yol göstermesine karşılık tekbir getiresiniz. Sen güzel davranış gösterenleri müjdele.”
Hac Suresi  37. ayet

“Kariyb” kelimesi “yakın” anlamına gelir. Türkçemizde bu kökten en çok kullandığımız kelime ise “yakınlarımızı” kasd ettiğimiz “akraba” kelimesidir. İşte “kurban” da aynı kökten gelen “yakınlaşma” anlamındaki bir kelimedir.

“Takva”, yani Allah’a kullukta gösterdiğimiz “titiz sorumluluk şuuru” ile keseceğimiz kurbanlarımızın bizleri Rabbimiz’e “yakınlaştıran” birer vesile olması; kesen, kesemeyen tüm kardeşlerimizi birbirlerine “yakınlaştırıp” mülkün Allah’a ait olduğunu, dünyadaki asıl amacın maddi menfaat kazanmak değil imtihanı kazanmak olduğunu anlamamıza, sebep olması duası ile hepinize hayırlı bayramlar…

Erdem Uygan

By | 2016-01-28T22:42:31+00:00 Ekim 14th, 2013|Kur'an'la Bakış|0 Comments

About the Author: